SeSSiz Kentime ho$ geLdiniz...

mehmet coşkundeniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mehmet coşkundeniz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2008 Pazartesi

Yalnızlığın Bu Türlüsü


Yalnızlığın bu türlüsünü hiç yaşamadım ben. Oysa bu yalnızlığın ilacının sen oldugunu biliyorum. Elimi uzatsam tutacağını, kaygılarla dolu saatlerin bir anda yok olacağını biliyorum. Sandığın kadar güçlü değilmişim demek ki!
Konuşmak istiyorum. `Seni hiç sevmemiştim, sana değer vermemiştim` demek istiyorum. Ama çıkmıyor bu sözcükler ağzımdan. Tıkanıp kalıyor boğazımda. Nasıl söyleyebilirim ki bunu? Seni düşünmenin bile bana heyecan verdiğini nasıl inkar edebilirim? `Sen hayatımda değişik bir renktin. Değişiklik arıyordum, sen bana yaklaşınca uzak kalamadım` demek istiyorum. Oysa renklerin güzelliğini seninle keşfettim ben. Her renge senin adını verdim. Hayatımda bir değişiklik olduysa bu seninle geldi. Senden uzak kalmayı hiç düşünemedim ki! Sana yakın olmanın verdiği hazzı başka hangi duygu tattırabilirdi bana?
`Çekiciydin, güzeldin. Bu yönünle etkiledin beni. Kişiliğin, kültürün, zekan hiç dikkatimi çekmedi` demek istiyorum. Bunun yalan olduğunu sen de biliyorsun. Sen yoktun; sözlerin vardı, kendini anlatışın vardı, hayata bakış açın vardı. Ve ben senin olmadığın zamanlarda işte bunlarla yaşadım. Şimdi `beni sadece çekiciliğin etkiledi` dersem kendimi inkar etmiş olmaz mıyım?
`Kilometreleri senin için katetmedim. Sadece öyle zannetmeni istedim. Bir oyundu bu` demek istiyorum. Ama kendimi kandırıyorum. Çünkü ben o yolları içimdeki o tarif edilmez heyecanla aştım. Seni gördüğümde yaşadığım titremeyi gizleyebilmek için ne yapacağımı şaşırdım.
Aslına bakarsan `ben aşka falan da fazla inanmam` demek istiyorum. Aşkın gücünün hayattaki başka hiçbir şeyden daha kuvvetli olamayacağına inanırken... Doğruları yüreğimin sesiyle bulurken... İnsanı insan yapan en önemli şeyin aşk olduğunu düşünürken... Aşka inanmam demek, ben hiç yaşamadım demekle eş anlamlı.
Hayat hep seçenekler sunar insana. Ama her zaman en doğrusunu seçmek mümkün değil. Önemli olan yaşanan yanlış da olsa bundan yarına dair bir ders çıkarabilmektir. BEN ŞİMDİ YANLIŞI YAŞIYORUM...


Mehmet Coşkundeniz

20 Eylül 2008 Cumartesi

UnutabiLmek



Sabah oLup kaLkacakSın. Kendini yine vuracakSın kentin SokakLarına. Adım adım geçecekSin anıLarı. Her anı yakacak Seni, bir küçük aLevi kocaman bir yangına çevirecek. Yangını Söndürmek için bir damLa Su buLamayacakSın. KavruLacakSın.

"İşte şu park" diyecekSin, duracaksın, " Ne çok oturmuştuk Soğukta ..." eLLerinin SıcakLığı geLecek akLına, ıLık öpüşLeri. OySa şimdi birkaç güvercin, birkaç kuru yaprak vardır aynı yerde. İçin SızLayacak, bir terk ediLmişLik duyguSu geLip SapLanacak yüreğine. AğLayacakSın.

Bir kıyıda durup boş gözLerLe maSmavi denize bakacakSın. " Biz aşkı hep mavi biLmiştik" diye hayıfLanacakSın. Bir zamanLar naSıL da coşku yaratırdı o mavi Sende ... ŞimdiySe Siyahtan ne farkı var ki... Maviye de aşka da Lanet edecekSin.Kızacaksın.

Öfkeni bir kıLıç gibi biLeyecekSin, büyütecekSin.Öfken, Seni terk edene mi yokSa ayrıLığa neden oLan her ne varSa hepSİne mi, anLayamayacakSın. Boş bir vapur yanaşacak iSkeLeye,tıpkı Senin yüreğin gibi.İçinden hiç kimSe inmeyecek. Bir rüzğar çıkacak, yaLnızLığın iyice kemirdiği bedenini yaLayacak.SavruLacakSın.

KarşıLaştığın herkeSe nefretLe bakacakSın. Sevgiye dair ne kadar kırıntı varSa hepSİni aLıp götürmüşLer çünkü. Bütün inSanLar SuçLu, bütün inSanLar güveniLmez yaratıkLardır artık Senin için. Bir SeLam vermeyecekSİn, bir tek keLime etmeyecekSİn.SuSacakSın.

AyrıLıktan Söz eden şarkıLarı duyduğunda bütün organLarına aynı anda bir Sancı SapLanacak. " KahretSİn, yine hüzün şarkıLarı " diyecekSİn, " BiriSi SuSturSun şu şarkıyı ..." Biri SuSSa diğeri başLayacak.KuLakLarını kapatacakSın, oLmayacak.KaçacakSın.

Beynin oyunLar oynayacak Sana.HangiSi gerçek, hangiSi hayaL ayıramayacakSın. Karşıdan geLeni "o " SanacakSın. KoşacakSın yanına uLaşmak için. Yüzüne baktığında bir yabancı oLduğunu anLayacakSın. DeLirdiğini düşünecekSİn.KorkacakSın.

" Yok mudur bunun bir çareSi peki, yok mudur bu acıyı dindirecek bir iLaç...?" KimSe yanıt vermeyecek bu Soruna.KimSe biLmeyecek çektiğin acıyı. KimSe Senin hiSSettiğin gibi hiSSetmeyecek. Seni Senden daha iyi hiç kimSe anLamayacak. Bu yüzden yanıt verSeLer biLe bir işe yaramayacak. OySa hayat devam edecek aynı hızLa. Yaşamak en önemLi görevin Senin. AnıLarı içine gömüp yaşamayı öğrenecekSİn. Hayatına Sahip çıkacakSın. KavruLSan da, ağLaSan da, kızSan da, SavruLSan da , SuSSan da , kaçSan da , korkSan da yaşayacakSın. Zor oLacak, imkanSız oLacak ama... UnutacakSın...

14 Eylül 2008 Pazar

Bir tek mavi kaLdı bende


Aşkımı verdim Sana , yüreğimi verdim. Aşk Sendin, sen yüreğimdin. Her atışı, Senin iki heceLik iSmini fıSıLdardı. KimSe anLamazdı; ama, Sen duyardın. Hak etmişmiydin bunu ? BöyLe derin bir aşkLa SeviLmeyi hak etmiş miydin? Geç kaLmış bir Soru bu... NaSıL HiSSettiySem öyLe yaşadım ben aşkımı.Yüreğimi teSLim etmemiş oLSaydım Sana aşk oLmazydı onun adı. BöyLe yaşadım ben hep, Sen beğenSende beyenmeSende ... HeSapLı aşkLar bana göre değiL. " Ne verirSem ne aLırım?" SoruSunu SoranLardan oLmadım. Senin için attı yüreğim, bunu SöyLemektende gocunmadım.

UmutLarımı verdim Sana , hayaLLerimi verdim. Bir geLecek düşLedim SeninLe, hata mıydı? Yarım aşkLarı, kaç-kovaLa oyunLarını, göStermeLik dargınLıkLarı bırakıp bir kenara, bu günü doLu doLu yaşarken, yarına dair umutLar beSLedim. HepSİnde Sen vardın, SenSiz oLmayacaktım. Bügünü de, yarını da SeninLe yaşayacaktım. Bu hayatta ne oLacakSa iyi ya da kötü birLikte karşıLayacaktık. Bazen bir Türk fiLmi tadında , bazen gerçeğin tam ortaSında yaşayacaktık. Birbirimize güç verecektik, hayata karşı direnme gücünü birbirimizden alacaktık.

Ruhumu verdiim Sana, bedenimi verdim. OLmadığın zamanLarda ruhumu bıraktım Sana, yaLnız kaLmayaSın diye. Çünkü SenSİz oLmazdı benim ruhum. İçimi SıkıntıLar baSardı. Müebbete mahkum bir hükümLü gibi bedenime tüneL kazıp firar etmeyi düşünürdü hep. Bu yüzden özgür bırakırdım onu. Ve ruhumun gideceği tek yer her zaman Senin yanındı. Ya bedenim ? GözLerim gördüğü hiç bir şeyi ayıramazdı SenSizken. ELLerim dokunmazdı hiçbir şeye. Yürümezdi bacakLarım Senin oLmadığın yoLLarda. OySa Sana her dokunuşum , yeniden doğuşu oLurdu bedenimin. YeniLenir, arınır çıkardı karşına her zaman. SevişmeLerimiz bir ayindi benim için. VarSa bir Sevda tanrıSı, ona SunuLmuş en büyük adaktı.

Hayatımı verdim Sana. " Can" deSeydin onu da aLırdın benden. Gözümü biLe kırpmazdım. Zaten aşk bu değiL midir? SevgiLiye dokunduğun anda, "öLSem umrumda biLe oLmaz " demek değiL midir aşk? Bunu demiyorSan eğer, neden yaşayaSın aşkı ?


Bütün bunLar yetmedi Sana biLiyorum. YetSeydi eğer, şimdi bunLarı yazıyor oLmazdım zaten. Serzeniş Sanma bunLarı, ben hatayı kendimde arıyorum.
BeLki de küçücük birşey yeterLi oLacaktı her şey için.

GönüLLüydüm yoLdan çıkmaya, çıktım da. Senin için değiL kendim için yaptım bunLarı, Sonunda acı oLSa da... Şimdi bir tek mavi kaldı bende. Bir tek onu vermedim Sana. KirLenmeSİn diye...



Mehmet Coşkundeniz



9 Mayıs 2008 Cuma

Senin yüzün


Baktıkça beni mavi temmuz SabahLarına götüren yüzün... DaLga daLga denizin SerinLiğini getiren yüzün... Güne$in aydınLığına meydan okuyan yüzün...Sahi ne çok yüzün var Senin ?
Ba$ döndüren bir uçurum kimi zaman...Hani derinLiğine bakmaya kaLktığında için ürperir, yine de ucuna kadar geLip a$ağı bakmaktan aLamazSın kendini. ÖyLe... Sık ağaçLarLa doLu bir orman bazen. YağmurLarLa ıSLanan... Ve bir güLü$ünLe binLerce çiçek açtıran...
Bir martı ... Beyaz kanatLArıyLa kente tepeden bakan... Ve bir Lokma SimitLe yetinece kadar mütevazı...
Yüzün denizLeri deLirten bir fırtına, gemiLeri be$ik gibi SaLLayan... Bu fırtınaya dayanamayıp teLa$La kaçan gemiLerin aradığı Sığınacak bir Liman... çöL ortasında bir vaha, diLi damağı kurumu$ yoLcuLara SuLarını avuç avuç sunan...
DaLgın yüzün... AcıLardan SüzüLüp geLen çizgiLeri ta$ıyan... Ne aradığını biLmeden uzakLara bakan. Güvene ve umuda muhtaç yüzün. Tam o anda nereden çıkıp geLdiği beLLİ oLmayan bir koyuLuğun göLgeLediği yüzün...
Bazen aLaycı...Hayatı hiç ciddiye aLmıyormu$ gibi bakan... Hiçbir $eye $a$ırmayan... Ve SakinLiğiyLe izLeyen herkeSi $a$ırtan... Bu yüzden hiç teSLim oLmayacak oLan ve teSLimiyeti daha ba$tan reddeden... Kendi SınırLarını hep kahramanca koruyan ama duvarLarını ne zaman yıkacağını çok iyi biLen...
DinginLiğin ve SeSSizLiğin çağrıSı yüzün, bakınca huzur veren... KayboLunacak bir sonSuzLuk... Uzayıp giden yemye$iL bir ova... Yüzün, ürkek bir ceyLan, o ovada ko$an...
Bir ayna yüzün... ÇırıLçıpLak Seni yanSıtan... İçin, dı$ın bir. HeSap kitap yapmayan. Yüreğindeki Sevgiyi de nefreti de açıkça göSteren... " Ben Sevdayım " diye haykıran yüzün...
Yüzün, küçük bir çocuk, oLgun bir inSan, bahar, dağ yamaçLarı, pınar, göçmen ku$Lar ve rüzgar... MeLtem, karayeL, Lodos, poyraz... Hayata dair ne varSa hepsini ta$ıyan... KırıLgan bir fidan...
Yüzün hep yanımda... Ne zaman bakSam gördüğüm... Bana a$kı tekrar aniLatan... Dokundukça dünyanın merkezi Sandığım... Yüzün...
Mehmet Coşkundeniz