SeSSiz Kentime ho$ geLdiniz...

gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
gece etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ekim 2012 Pazartesi

Unutulmuyor

Unutulmuyor, bitmiyor, geçip gitmiyor…
Her gece olduğundan biraz daha muhtacım sana
Kırgınım aslında, kızgınım…
Hayır sana değil;
Seni kırıp üzen şu aptallığıma…
Ne olursa olsun
Zamanım da mekanım da değişmiyor
Hep her zaman aynı yere çıkıyor bütün yollar;
Sana!..

Uzun zaman oldu içimdeki maviler donalı.
Kendim seçtim sevdayı tek başıma yaşamayı.
Yalnızlığımın sorumluluğunu taşıyacak kadar da yürekli olduğumu düşünür ve söylerdim herkese gururla.
Geceler sancı olur işlerdi içime ama yüreğimde yaşattığım sevdamı düşündükçe, içime yayılan sıcaklık alıp götürürdü tüm sancılarımı…

Ne kadar zamandır böyleyim, ne kadar zamandır en yakın dostum özlem, hatırlamıyorum. Sanki zaman durdu.
Evet özlüyorum ve özlemeyi de seviyorum.
Çünkü özlemin içinde aşkım, mutluluğum, umutlarım var.
Gidenlerin ardından ağıt yakmamayı öğreneli çok uzun zaman oldu ama sen bambaşkaydın. Kimseyi senin kadar sevmemiştim ki.
Seni birine anlatmaya kalksam sözcükler yetmiyor, kelimeler acizleşiyor.
Neye benzetsem, hep bir yanın eksik kalıyor…

Gülemiyorum artık?
En iyi yapabildiğim şeyi kaybettim?
Aslında önce seni ve senle birlikte herşeyimi kaybettim.
Yanımda yoksun.
Olsan sarılırdım sana sıkı sıkı.
Bırakmazdım, sıkılır, bağırır çağırırdın ama ben biraz daha fazla sarılırdım sana.
Biliyorum benden bağımsızdın, hiç sahip olamadım sana.
Olmakta istemedim aslında, çünkü hep yanımda olacaktın…
Ya da ben öyle sandım…

Dinlediğim her şarkıda, her yağmurda ıslanışımda, dalgaların kayalara çarpışında, her nisanda ve her eylülde, sen yeniden gidiyorsun benden.
Ben bu ayrılışların acısını yaşarken, birgün gidebileceklerini düşünerek, kimsenin gelmesine izin vermiyorum…

Sana ilk satırlarımı yazdığımda, yine mum ışığı vardı odamda.
Soğuk, beyaz bir defterin her şeyi hayale dönüştüren sayfalarında, ilk kez seni yaşamıştım. Şimdi uzun yağmurların ardından yine mum ışığıyla dolu odamda, yine ve hala sana yazıyorum.
Çünkü ben her hayal kırıklığım, her duvara çarpışımdan sonra hala sana dönüyorum.

Ortasından kopartıldığı için hiçbir zaman sonu gelmeyecek günlerimize dönüp, hala seni arıyorum…
Çünkü hala seni …

1 Ekim 2012 Pazartesi

 
 
 
Günün güzeldi değil mi? Akşamın da güzel olsun... Yemeğin ne olursa olsun, masanda illaki kumaş örtü olsun... Saklama tabakları, bardakları misafire Sizden ala misafir mi var bu dünyada Ailecek kurulun sofraya, öyle acele acele değil, vazife yapar gibi hiç değil, Şöyle keyife keyif katar gibi, lezzete lezzet katar gibi, eksik bıraktıklarını tamamlar gibi tadına var akşamının... Gece evinde, dostların olsun Sohbetin yemeğin, kahkahan olsun...
Arkadaşım, hayat bu daha ne olsun? Ama en önce ve illa ki sağlık olsun!

~Can Yücel ~

27 Mayıs 2008 Salı

Şehirler Olmasa Anılarımız Ölü Olurdu

...
ve hep uçurum kenarlarinda gülümsüyordun bana
nicedir kendimi biriktiriyorum herşey aşka varir diyerek
ve utanmadan aglayabiliyorum artik gidişlerine
bir tek sen çikiyorsun şehirden tüm kalabaliklar yalnizlaşiyor
içi boşalmiş bir kente içtigim antlari kusuyorum
"yanindayim" diyorsun en yanim bayramlaniyor
geceleri molasiz geçiyorum şehirleri
bir aşka bir ölüm yetmiyor bu çagda
gecemin en zifiri yanini kemiriyor bir sirtlan
ve leşim bir aşki kusmaya and içiyor
sönmüş olsa da
gölgeme bile sözüm geçmiyor artik
oysa ben şehir çocuguyum
yani yorgunum
her karanlik bir kent kursa da bana
içinde ellerin olmayan herşey sadece kalabalik
bilir misin yanimdakidüşler kirilarak çogalir
ve yoklaşarak azalmak
bir varoluş şeklidir çaresizligin
çünkü güneşi terk edenler çabuk ölür
elleri tütün kokulu gece yalnizlari
nikotin biriktirir gece nöbetlerine
bu yüzden
bütün çay bardaklarina dudak izim bulaşiyor
buralarda ölmek ve gülmek arasinda fark kalmamiş
sürüyorum kendimi
büyük sevdalarini küçük korkulara yedirtenlerin şehrinden
ömrüm!
kendine sakli bir kent bul
yarin gözlerinden yapilmiş
Kahraman Tazeoğlu